ramazan-oruç
Kişisel Yazılar

11 AY ORUÇ TERBİYESİ

Oruç, Bakara Suresi 183. ayetle tüm insanlık için İslamiyet öncesinden beri geçerliliğini koruyan Allah’ın(c.c.) bir emridir: “Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.” Ayette de açıkça belirtildiği üzere oruçla korunmamız umulmaktadır. Peki, acaba bu korunmaktan kasıt ne olabilir? İlk bakışta bu Allah’ın oruç tutanların günahlarını affetmesi olarak yorumlanabilir. Yüce Allah (c.c.) Ahzâb Suresi 35. ayette oruç tutanlar için Allah (c.c.) tarafından bir affediş ve büyük bir ödül hazırlandığı bildirilmiştir. Ancak daha derin düşünüldüğünde orucun insan hayatına etkilerinin sadece Allah’ın günahlarımızı affetmesi ile sınırlı olmadığı görülür. Zira oruç nefsimizi terbiye etmemiz ve korunmamız adına bizler için çokça önemlidir. İnsanların bir gün boyunca birçok imkândan mahrum kalmasını gerektiren ve bu sayede o şartlarda yaşayan insanların daha iyi anlaşılmasını ve sosyal empati kurulmasını sağlayan bir ibadettir. Kur’an birçok ayetinde insana yoksullara ve muhtaçlara yardım etmeyi, Allah’ın verdiği rızıklardan gizli ve açık olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasını emreder. (İbrâhim Suresi, 31.ayet) Bir Müslümanın bu emri yerine getirebilmesi için öncelikli olarak muhtaç insanların ne yaşadığını, ne hissettiğini anlaması gerekmektedir. Bunu anlamasının yolu da orucu tutmaktan ve onu layıkıyla yaşamaktan geçmektedir.

Kur’an’da oruçla ilgili ayetlere baktığımızda Ramazan ayında tutulan ve farz olan orucun dışında Rabbimizin bizden tutmamızı istediği ve tavsiye ettiği oruçlar çoğunlukla kefaret niteliğindedir.

-Ramazanda tutulamayan oruçlar için tutulan oruç

-Hacca gönderilen kurban için tıraş olmamayı engelleyici durumda tutulan oruç

-Yanlışlıkla bir müminin ölümüne sebep olan kişinin tuttuğu oruç

-Kasıtlı edilen yeminleri bozan kişilerin yoksul doyuracak durumları olmadığı vakitlerde tutulan oruç

-İhramlı hayvanı öldüren ve Kâbe’ye ulaşacak dengi bir hayvanı gönderecek kişinin bu işi yapacak durumu olmaması halinde yoksul doyurması veya tutması gereken oruç

-Karısını zıhar (kendisine haram) kılan kişinin bu işten vazgeçmesi ile ilgili tutması gereken oruç

Gördüğümüz gibi Yüce Rabbimiz tuttuğumuz oruçlarda hep bağışlanmamızı ve nefsimizi terbiye etmemizi korunmamızı istemiştir. Belki de biz kullarına en büyük lütuflarından biridir oruç. Bizim aç ve susuz kalmamızın yüce Allah’a (c.c.) bir faydası olmadığını zaten hepimiz biliyoruzdur. Orucu bir zahmet olarak değil bir arınma, yenilenme, yüce Allah(c.c.) tarafından bağışlanmayı dilemek ve bunun için kefaret ödemek olarak görmek gerekir ki belki de bu yapılan hatanın farkındalığı ve dilenen özrün samimiyetidir. Müslüman olduğunu söyleyen bizlerin bunca hatalarımız varken affedilmeyi dilemek adına tuttuğumuz oruç Allah’a gidilen bir yoldur. Peygamber efendimizin(s.a.v.) öyle zamanları olurmuş ki çevresindekiler O’nun bir daha hiçbir günü oruçsuz geçirmeyeceğini sanırlarmış. Bununla beraber yine öyle günleri olurmuş ki O’nun bir daha oruç tutmayacağını düşünürlermiş. Peygamberimiz(s.a.v.) sadece farz olan oruçları tutmamıştır çünkü o yüce Allah’a karşı gerçekten samimiydi. Bizler bu oruçlara veya bunun gibi ibadetlere nafile diyoruz (ki bizce yanlış bir tabirdir) Gerçekte olan ise farz olmayan orucu tutmak sadece Allah’a(c.c.) karşı olan samimiyetimizi gösterir ve sadece Allah’ın bu işten hoşnut olması umulur.

Farz olan orucun tutulduğu Ramazan ayı boyunca insanın manevi duygu yoğunluğu hızlı biçimde artmakta ve hatta patlama halinde ortaya çıkmaktadır. En büyük yardım kampanyaları, en kalabalık namaz ibadetleri en huzurlu aile saadetleri genellikle Ramazan ayında yaşanmaktadır. Ancak Ramazan ayının bitmesiyle sanki sihirli bir değnek dokunmuşçasına hayat bir anda eskiye döner ve herkes hayatına Ramazan öncesinde kaldığı yerden devam eder. İşin acı tarafı da bunun normal olmadığının genellikle farkına varamaz. Hâlbuki bir ay boyunca her gün oruç tutmasının onda oluşturduğu manevi hazzı ve edindiği güzel alışkanlıkları 11 ay sürdürebilmektir mesele. Ramazan ayı boyunca insanlara gösterdiği hoşgörüyü 11 ay daha göstermektir. Yine bu ay içerisinde destek verdiği sosyal yardımları yine 11 ay sürdürebilmektir orucu layıkıyla yaşamak. Oruç tutup bir iftar sofrasına 100 TL gibi 10 yoksulun karnını doyuracağı paralar vermek yerine yoksul doyurmaktır.

 

Özetle sadece Ramazan’da değil Allah’tan bağışlanma dilemeyi istediğimiz her zaman oruç tutmalıyız. Yüce Allah(c.c.) oruçlarımızın ve manevi etkilerinin daimi olmasını orucun getirdiği kusursuz terbiyeyi 11 ay boyunca sürdürmeyi bizlere nasip etsin…

 

Erman Güçdemir – Çağdaş Yavaş

Kategori
Kişisel Yazılar