aile hayatında kadın ve erkeğin görevlerine bir bakış
Kişisel Yazılar

AİLE HAYATINDA KADIN VE ERKEĞİN GÖREVLERİNE BİR BAKIŞ

Günümüzde “İslami” bir yaşam tarzı sürdüğü iddiasıyla hareket eden bazı ailelerin uygulamalarının “gayri İslami” çevrelerden aldıkları tepkiler yüksek perdede devam etmektedir. Daha önce kadın-erkek ilişkilerine ait çalışmamızı şu linkte sizlerle paylaşmıştık: http://kuranibakis.com/gundelik-hayatta-kadin-erkek-iliskilerine-kurani-bakis/

 

Bu çalışmamda da aile içi görevlere istinaden şu soruları sordum:

  • Kadın ve erkeğin aile içindeki görevleri ile ilgili Kur’an’ın emri var mıdır?
  • Kadının çalışması Kur’an’a aykırı mıdır?
  • Aile reisi var mıdır? Varsa kadın aile reisi olabilir mi?

 

KADININ ÇALIŞMASI KUR’AN’A AYKIRI MIDIR?

Allah’ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın. Erkeklere kendi kazandıklarından bir pay var; kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay var. Allah’tan, O’nun lütfunu isteyin! Allah, herşeyi iyice bilmektedir.

Nisa, 32

Bu ayet konuyu tek başına kapatmaya yeterlidir. “Kadın kısmı çalışmaz” mantığı Kur’ani dayanağı olmayan tamamen geleneksel olarak atalarımızdan gelen ve uyulması mecburi olmayan bir önermedir.

 

Anneler çocuklarını – emzirmeyi tamamlamak isteyen kimseler için – tam iki yıl emzirirler. Annelerin yiyeceklerini ve giyeceklerini örfe uygun biçimde hazırlamak çocuğun babasına aittir. Hiç bir benlik yaratılış kapasitesi dışında bir şeyle yükümlü tutulamaz. Anne çocuğu yüzünden, çocuğun babası da kendi çocuğu yüzünden zarara sokulmasın. Mirasçı için de aynı ilke uygulanır. Eğer anne-baba karşılıklı anlaşma ve danışma sonucu çocuğu sütten kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak belirlediğiniz ücreti güzelce teslim etmek şartıyla, bunu yapmanızda bir günah yoktur. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı en iyi biçimde görmektedir.

Bakara, 233

Bu ayet kadınların çalışmamasına dayanak olarak gösterilebilir görünmesine rağmen incelik ayette “kadınlardan” değil “emziren annelerden” bahsedilmesindedir. Annelerin sahip olduğu hak, ilk 2 yıl boyunca çocuklarını emzirmektir. Bu hak, anne tarafından kullanılmak istenirse bu süreçte ailenin ihtiyaçlarının karşılanması görevi babaya aittir. Çocuğun emzirildiği 2 yıl süresince kadın çalışmama hakkına sahiptir. Bu süreçte babanın, anneye çalışması için baskı yapması Kur’ani bir hareket olmayacaktır. Emzirme dönemi haricinde kalan tüm süreçlerde kadın ve erkeğin hangisinin rızık kazanacağıyla ilgili herhangi bir ayette bir kısıtlama veya emir  bulunmadığı için kadının çalışmaması düşüncesi tamamen Kur’an dışı bir varsayımdır.

 

AİLE REİSİ VAR MIDIR? VARSA KADIN AİLE REİSİ OLABİLİR Mİ?

Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah’ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.

Nisa, 34

 

Ayetin ilk cümlesinde “gözetleyip kollayıcıdırlar” şeklinde çevrilen “ḳavvāmūne” kelimesinin kök anlamlarına baktığımda şunlar görülmektedir: “devam ve sebat etmek, bir işin idaresini üzerine almak, bir işi yapmaya azmetmek, gözetip korumak, yönetmek, yürütmek, sıraya koymak, düzenlemek, kurala bağlamak, nezaret etmek”

Bu anlamlarıyla bakıldığında ailenin koruyucusunun erkek olduğu anlaşılmaktadır. Sonraki cümlede ise erkeklerin kadınlara üstün kılındığı değil, insanlardan bazılarının bazılarına üstün kılındığı bildirilmiştir.  Bir önceki cümleye “şundanki” ifadesiyle bağlandığı için insanların bazılarının bazısına üstün olması erkeğin kadına olan üstünlüğünü ifade etmektedir. Ancak çeviride “insanların” ifadesi geçmesine rağmen Arapça ayet metninde “insan” anlamına gelen bir kelime bulunmamakta sadece “bir kısmını”  ve “diğerini” zamirleri geçmektedir. Dolayısıyla bu zamirler bir önceki cümledeki erkek ve kadın öznelerine gitmektedir. Bir önceki cümle de erkeğin kadını koruyucu olması konusuyla ilgili olduğuna göre ve daha sonra cümleye “ve” bağlacıyla erkeklerin mallarından bolca harcadığının belirtilmesi birarada düşünüldüğünde erkeklerin kadınlara olan üstünlüğünün rızk konusunda olduğu anlaşılmaktadır. Erkeklerin çokça harcama yapmalarının ailenin geçimi konusunda bir tık daha fazla sorumluluk sahibi olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda erkekle kadın arasındaki ilişkinin aile reisliği anlamında değil rızık sağlama konusunda farklılaştığı söylenebilir. Zira erkeğin kadını koruyup kollama görevi ev içerisinde değil ev dışarısındaki görevlerindendir.

 

Çağdaş YAVAŞ

 

 

 

Kategori
Kişisel Yazılar