faiz kavramına kurani bakış
Kur'an Araştırmaları

FAİZ KAVRAMINA KUR’ANİ BAKIŞ

Kur’an’da faiz anlamına gelen “riba” kelimesi ile aynı köke sahip 20 kelime bulunmaktadır. Ancak bu ayetlerden sadece aşağıda listelenenler faiz ile doğrudan ilişkilidir.

İnsanların malları içinde artsın diye riba olarak verdiğiniz, Allah katında artmaz. Allah´ın yüzünü isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte onu verenler kat kat artıranların ta kendileridir.(Rum, 39)

O ribayı yiyenler, şeytanın bir dokunuşla çarptığı kişinin kalkışından başka türlü kalkamazlar. Bu böyledir, çünkü onlar, “Alış-veriş de riba gibidir.” demişlerdir. Oysa ki Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır. Kendisine Rabb´inden bir öğüt gelip de yaptığından vazgeçenin geçmişi kendisine, işi Allah´a kalmıştır. Yeniden ribaya dönene gelince, böyleleri ateşin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır orada.(Bakara, 275)

Allah, ribadan beklenen artışı mahveder, sadakalar karşılığında artışlar getirir. Allah, nankörlüğe batmış günahkârların hiç birini sevmez. (Bakara, 276)

Ey iman sahipleri, Allah´tan korkun. Ve eğer inanıyorsanız ribadan geri kalanı bırakın. Eğer bunu yapmazsanız Allah ve resulünden bir harp ilanını duymuş olun. Tövbe ederseniz, mallarınızın esasları/ana paralarınız sizindir; ne zulmeden olursunuz ne de zulme uğratılan. (Bakara, 278-279)

Ey iman sahipleri! Ribayı öyle kat kat katlayarak yemeyin. Allah´tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz. (Ali İmran, 130)

Ve ribayı almaları yüzünden -oysaki ondan yasaklanmışlardı- ve haksız yollarla insanların mallarını yemeleri yüzünden onların küfre sapanlarına korkunç bir azap hazırladık. (Nisa, 161)

 

RUM-39

  • Faizi verenler diye kastedilen günümüzdeki bankacılık sistemi ve benzerlerini yani insanların anaparalarına ilave olarak artışları veren kişi veya kurumları ifade etmektedir.
  • Malların Allah katında artmaması ifadesi faiz yiyenlerin mallarının dünyada artsa dahi Allah katında bunun bir anlamı olmadığını anlatmaktadır. Diğe bir deyişle faiz yiyenlerin dünya hayatında mutlaka sıkıntı yaşamaları beklenmemelidir. Aynı şekilde zekat olarak Allah rızası için verilen şeylerin de yine dünyada artış göstermesi zorunluluğu olmadığı bu infakın Allah katında değer arttırdığı vurgulanmaktadır.

 

BAKARA-275

  • “HABETA” kelimesi Kur’an’da sadece bu ayette geçmektedir ve şeytanın fiziki olarak temaslı olarak çarpması anlamına gelmektedir. Ayette ahiret kelimesi geçmemesine rağmen meallerde kabirden kalkmak şeklinde tanımlar mevcuttur. Bu anlamın doğru olmaması için hiçbir sebep bulunmuyor ancak ayetin bugüne bakan bir tarafı da olabileceği düşünülmelidir. Bu anlamda faiz yiyen ve bunu artık normal bir olay olarak kabullenmiş insanların akıl ve vicdanlarını şeytana teslim etmiş oldukları bildiriliyor olması muhtemeldir.
  • Dünya hayatında faiz yiyenlerin faiz için alışverişe benzer dediği vurgulanıyor. Etrafımıza baktığımızda birçok insan ayette belirtildiği şekilde dolaylı yollardan da olsa faizi helalleştirmeye çalışmaktadır.
  • Bu ayet faiz konusunda Allah’ın uyarısını alıp faizden vazgeçenin işinin Allah’a kalmış olduğunu; affın kesin olmadığını, Allah’ın faize nasıl bir gözle baktığını açıkça göstermektedir.
  • Faizde ısrar edenler için “ateşin dostları” tabiri kullanılmaktadır. Bu tabir Bakara-39’da, Ali İmran-116’da, A’raf-36’da, Ra’d 5’te, Tegabun-10’da inkar eden ve ayetleri yalanlayanlar için, Bakara-81’de günah işleyip günahı kendisini kuşatanlar için, Bakara-217’de dininden dönenler için, Bakara-257’de tağut dostu olan kafirler için, Mü’min-6’da nankörlüğe sapanlar için, Mü’min-43’te aşırılığa sapanlar için, Mücadile-14-17’de yalana yemin ederek insanları Allah’ın yolundan alıkoyan, Allah’ın öfkelendiği kavimleri dost edinenler için, Haşr-18-20’de Allah’ı unutup yoldan çıkmışlar için kullanılmaktadır. Bu bilgiler faiz yemenin hangi günahlarla eşdeğer olduğunu ve ahirette hangi grupla birlikte muamele göreceğimizi açıkça göstermektedir.

 

BAKARA-278

  • Ayetin başındaki kesin ve keskin ifadeler dikkat çekici ve oldukça etkileyicidir. Ayrıca “inanıyorsanız faizden geri kalanı bırakın” emri, faizde ısrar edenlerin gerçekten iman etmediğini ifade etmektedir.
  • Faiz konusundaki ciddi uyarıyı aldıktan sonra faiz yemeye devam edenlere yani bunda ısrar edenlere Allah’ın ve resulünün savaş açtığı bildirilmektedir. Önce savaşın ne demek olduğu, sonrasında bu savaşı Allah ve resulünün açtığı düşünüldüğünde durumun vehameti ortaya çıkmaktadır

 

BAKARA-279

  • Faiz yemenin/almanın açıkça zulüm olduğunu bildirmektedir. Bu durumda faiz ödemek durumunda kalmak mazlumluk göstergesidir. Ayrıca faiz ödemenin günah olduğuna dair hiçbir ayetin bulunmaması da Allah’ın faiz konusunda sorunun kaynağına yani faiz yiyenlerin(bankacıların, tefecilerin vs.) doymak bilmeyen mal hırsına parmak bastığına delildir. Bizce müslümanlar mümkün olduğunca faiz sistemine dahil olacak hareketlerden kaçınmalıdır. Faiz ödemek ile ilgili herhangi bir yasak ve kısıtlama yoktur. Ancak Bakara-219’da ihtiyaçtan fazlasını infak etme emri ve israfın haram olduğu düşünüldüğünde, bizce, faiz ödemeli borçlanmanın sadece hayati ihtiyaçlar, rızık kazanma ve barınak(ev) veya binek(araba) gibi temel ihtiyaçlar için kullanılabileceği düşünülebilir. Günümüzde bu duruma mecbur kalan müslümanların bu tutumunda suç onların değil, onları buna mecbur eden, paylaşım bilmeyen eş-dost ve akrabalarındır. Yukarıda belirtilen ihtiyaçlar dışındaki sebeplerle ödenecek olan faiz, faizden önce Bakara-219’daki ihtiyaçtan fazlasını infak etme emriyle ve israftan kaçınma emirlerine ters düşmektedir.
Kategori
Kur'an Araştırmaları