hikmet-kavramı
Kur'an Araştırmaları

HİKMET KAVRAMINA KUR’ANİ BAKIŞ

Hikmet kelimesinin Arapça kökeni م ك ح (Ha-Kef-Mim) harflerinden oluşmaktadır. Kökeninin kelime anlamı olarak şunlar sayılabilir: “hüküm(karar) vermek, bilgi ve bilgelik sahibi olmak, yetki kullanmak, bir şeyden men etmek, yasaklamak, emretmek, yargılamak, ”
“Hikmet kavramının köken itibarı ile İbranice hokmah ya da Süryanice hekhmeth’ten geldiği ve sonradan Arapça’ya hikma şeklinde geçtiği söylenmektedir…..Bu anlamda hikmet, derin ve yararlı bilgidir. Ayrıca hikmet bilgelik, neden ve gizli neden manalarına da gelir. Hikmet kelimesi, halkın konuşma dilinde ise daha çok, akıl almaz iş ve Allah’ın bileceği iş (hikmet-i ilahiye) gibi bazı deyimler şeklinde yaygın olarak kullanılmıştır. Hikmet kavramının bugünkü Türkçe’de karşılığı olan ‘bilgelik’, Kâşgarlı Mahmut’ta bilig deyimi ile ifade edilmiştir….
Lügatçiler hikmeti ayrıca, “en iyi ilim vasıtası ile en iyi şeyin bilinmesi” olarak açıklamışlardır.”
(Mehmet Önal’ın İSLAM DÜŞÜNCESİNDE ‘HİKMET’ KAVRAMLARI isimli makalesinden alıntıdır.)
Bu kökten türeyerek Türkçe’ye girmiş olan bazı kelimeler şunlardır: hakim, hüküm, hikmet, hükümet, ihkam
Kur’an’ı Kerim’de bu kökten türetilmiş kelimeler 210 yerde geçmektedir. Bu yazıda bu ayetlerin hepsi tek tek sıralanmayacaktır ancak bu ayetlerin tamamı gözden geçirilmiş ve ortaya çıkmış olan sonuca yönelik ayetlere yazımızda yer verilmiştir.
Hikmetin temel özellikleri özellikleri:
• Hikmet peygamberimizin resul kimliğiyle insanlara öğrettiği bir şeydir. Dolayısıyla hikmet peygamberimizin günlük yaşantısındaki olaylar ile değil resullük görevi(*) yani Allah’ın ayetlerini aktarmayla ilişkilidir. Peygamberimiz Kur’an dışı vahiy aldıysa bile hikmetin bu vahiylerle bağlantısının olmadığı anlaşılmaktadır. (Bakara, 129 – Ali İmran, 164 – Cuma, 2)
*Resul ve nebi kavramlarının detaylı incelemesi için “Resul ve Nebi Kavramlarına Kurani Bakış” isimli çalışmamızı inceleyebilirsiniz.
• Hikmet, Allah tarafından resullere indirilmiştir. İndirilen hikmeti Hz. Muhammed tebliğ etmeseydi Allah katında görevini yapmamış sayılacaktır. (Nisa, 54 – Bakara, 151 – Bakara, 251 – Maide, 110 – Lokman, 12 – Cuma, 2 , Maide, 67 – Nisa, 113)
• Tüm hikmetlerin kaynağı Allah’tır. (Bakara, 129)
• Hikmetten bazı gerçekler Allah tarafından Kur’an’da verilmiştir. (Bakara, 152-154)
o Allah’ı anmak, şükretmek ve nankörlük etmemek
o Sabra ve namaza sarılarak yardım dilemek
o Allah yolunda öldürülenler için “ölüler” dememek
• Halk arasında hikmet kelimesine verilen manalarda olağanüstülük, keramet ve mucizevi unsurlar mevcuttur. Fakat hikmet kavramına Kur’an ayetleri ışığında bakıldığında durumun böyle olmadığı görülmektedir. Hikmet Kur’an’a bakarak güncel hayattaki sorunlar hakkında Allah’ın yasalarına uygun hüküm verebilmektir. Bu teze dayanak olarak Bakara, 219-231 ayetleri incelendiğinde Allah’ın günlük hayattaki bazı konularda hükümlerini açıkça bildirdiği ayetler olduğu anlaşılmaktadır. Bu konularda Allah hikmeti doğrudan ayetle tüm insanlığa öğretmektedir. Ancak resuller de yaşamları ve vardıkları hükümlerle Kur’an’a uygun hüküm verme konusunda insanlara örnek olmuşlardır.
Yine Bakara, 251’den önceki ayetlerde Davud ile Câlût’un kıssası anlatıldıktan sonra Davud’a saltanatın ve hikmetin verildiği belirtilmektedir. Bu da hikmetin saltanat sahibi kişinin Allah’ın yasaları doğrultusunda hükümler verme yeteneği olduğunu gösteriyor.
Nahl, 125’te hikmetle davet etmekten bahsedildikten sonra 126.ayette bir durum karşısında verilecek bir cezadan bahsedilmektedir. Bu yaklaşımı desteklemektedir.
• Allah, hikmeti dilediğine verir. Sadece resullere değil insanlardan dilediğine hikmet veriliyorsa günümüzde de hikmet sahibi insanların var olması mümkündür. Burada kritik nokta hikmetin tanımının doğru yapılmasıdır. (Bakara, 269)
Lokman’a hikmet verilmesi de bu tezi desteklemektedir. Zira Lokman’ın resul veya nebi olduğuna dair bir ayet yoktur.
• Bir müslüman çevresini hikmetle İslam’a davet etmelidir. (Nahl, 125)
• Hikmet en güzel olan neyse o yolla mücadele etmektir. Bu tanım hikmetin lügatçılar tarafından verilen “en iyi ilim vasıtası ile en iyi şeyin bilinmesi” tanımı ile örtüşmektedir. (Nahl, 125)
• İsra, 23-39 arasında Allah hikmetten vahyettiklerini açıklamaktadır.
o Allah’tan başkasına kullek etmemek
o Ana-babaya çok iyi davranmak, onlara “of” bile dememek, azarlamamak, onlara tatlı ve iltifatlı sözler söylemek, onlara merhametli davranmak
o Akrabaya, çaresize ve yolda kalana israf etmeden hakkını vermek
o Yoksulluk korkusuyla çocukları öldürmemek
o Zinaya yaklaşmamak
o Haklı sebep olmaksızın cana kıymamak
o Yetimin malına yaklaşmamak
o İnfak etmek için Allah’ın rahmetini beklerken ve infak edemiyorken, infak edilecek kişilere yumuşak sözler söyleyerek gönüllerini almak
o Ölçüde dürüst olmak, hilesiz teraziyle tartmak yani mesleğinde dürüst olmak
o Hakkında bilgi sahibi olunmayan şeyin peşine düşmemek
o Kasılıp kabararak yürümemek
Ayrıca 23.ayet “Rabbin şöyle hükmetti” diye başladıktan sonra hikmetten vahyedilenler sıralanmaktadır. Allah bu konularda yapılması gerekenleri açıkça bizlere bildirmiştir.
• Allah’a şükretmek de hikmettendir. (Lokman, 12)
• Lokman kendisine verilen hikmetle oğluna şu öğütleri vermiştir. (Lokman, 13-19)
o Allah’a ortak koşma
o Ana-babana şükret eğer seni şirke zorlarlarsa onlara itaat etme
o Ana-babayla dünyada örfe uygun geçin ama Rabbine yönelene uy
o Namazı kıl, iyi ve güzel olana özendir, kötü ve çirkin olandan sakındır
o Başına gelene sabret
o Kibirlenerek insanlardan yüz çevirme
o Kasılarak yürüme, yürüyüşünde doğal ol
o Sesini alçalt
• Hikmet, ihtilafları gidermek için kullanılır. (Zuhruf, 63)
• Hikmetle yorumlanan bir durumda isabet kesindir. (Kamer, 5)
Biz elimizden geldiğince aklımız yettiğince anlamaya çalıştık. Şüphesizki en doğrusunu Rabbimiz bilir…
Her türlü görüş ve eleştiri için iletişim: kuranibakis@gmail.com

Kategori
Kur'an Araştırmaları