infak kardeşliği
İnfak Kardeşliği

İNFAK KARDEŞLİĞİ NASIL DOĞDU?

“Yaratan Rabb’inin adıyla oku!”

Kalpleri ve zihinleri bu emirle harekete geçen bir avuç koca yürekli adamın yolları bir dostlar meclisinde kesişti ve koyuldu kâinatı O’nun adıyla ve adına okumaya.

Zira bu emir Rahman’ın mektubuyla ulaşmıştı nesillere ve bizlere:

 “Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler

ayeti ondan bağımsız anlarımızı yok hükmünde sayıyordu.

Doğrusu Biz, sorumluluğu (emaneti) göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir; onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir”

ayeti emanetin yükünün ne denli ağır olduğunu fark etmemizi sağladı.

“Sarp yokuş” diye tanımladı bu emaneti hayata her daim müdahil olan Rab.

Sarp yokuş ne olabilirdi sorusu kurcalamaya başladı zihinleri. Derken o ayet en sert haliyle çakıldı beyinlere:

“Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir.”

Demek ki infak, mümin için namaz ve oruç gibi temel bir emirdi. Yetime, muhtaca sahip çıkmak kardeşine sahip çıkmak gibiydi.

Bu farkındalık ile kendi aramızda düzenli olarak aylık topladığımız zekât, sadaka infaklar ile yetim ve muhtaç ailelerimize ulaşmaya başladık.

Aylar geçiyor, gönüllü dostlarımızın teveccühleri artıyor ve kalbimizi yaralayan nice hayatlar ile yollarımız kesişiyordu. Onların hayatlarına dokunduğumuzda yüzlerindeki mutluluklarını heybemize katıp daha çok umut biriktirmeye koyuluyorduk.

İLETİŞİM:
infakkardesligi@gmail.com

Kategori
İnfak Kardeşliği