koca yaşlı şişko dünya
Kişisel Yazılar

KOCA YAŞLI ŞİŞKO DÜNYA

Ne uzun ne de kısa sayılacak bir seyahatin tam ortasındayım. Yol boyu gözümün önünden akıp giden şeritler, geçip giden ömrümü hatırlatıyor bana. Kelimelerim var yüreğimin bir köşesinde gizli, bulunduğu yere sığmayan ama aynı zamanda oradan çıkmak da istemeyen. Gözlerimin arkasında biriken ıslaklık mürekkep olup aksa, bir kağıdı doldurup ötekine başlasa dökülüp saçılacak şeylere ben bile şaşırırım.

Bir iki dakikadır çalan ama benim için alelade bir sesten öteye gidemeyen şarkının sözleri bir anda yüreğimle rezonansa girercesine titretiyor içimi. “Çare sende Allahım, beni al rahata kavuşayım.” İlk kısmına kimsenin itirazı yok, çare Rabbimizde ve onun Kerim Kitabı’nda. Son zamanlarda ikinci kısmı da bana çok uzak sayılmaz aslında. Bu dünyanın hiçbir terazinin düzeltemeyeceği ölçüdeki adaletsizliği, insanların barış yerine savaşı, dostluk yerine düşmanlığı, özgürce yaşamak ve yaşatmak yerine sömürmeyi ve zorbalığı, kısacası dünyada cenneti yaşamak yerine onu cehenneme çevirmeyi tercih etmesinin elle tutulur bir yanı yok. Milyarlarca insanın bu gidişata ayak uydurması ve değişim için kılını dahi kıpırdatmaması, bir şairin “sana kutsal gelen bin yıllık çınar, fiske vuruşuyla yıkılır bir gün” dizelerinin verdiği umut ışığını da söküp atıyor benden. Ve bu ışığın boşalttığı yerdeki karanlık bir kara delik olup çıkıyor karşıma. İşte tam o anda diyorum ki “beni al, rahata kavuşayım.” İnsanın bir hareketiyle hayat tünelindeki yolculuğunu bıçak gibi kesmesi ile kesmemesi arasında görünüşte ince ama sapasağlam bir duvar var. Bu duvarın adı İMAN.

Yine bir şarkıyla bitirelim madem. İman olmasaydı, ne işimiz vardı bugüne kadar bu “koca yaşlı şişko dünyada…”

 

Çağdaş Yavaş

Kategori
Kişisel Yazılar