dualar
Kur'an Araştırmaları

KUR’ANI KERİM’DE GEÇEN DUALAR

Kur’an’da namaz için kullanılan “salat” ifadesinin Arapça kökeni و ل ص (Sad-Lam-Vav) harflerinden oluşmaktadır ve bu kökün bir anlamı da dua etmektir. Yani namazımızı kılarken bir yandan da Rabbimize dua ediyoruz denilebilir. Bu durumda namazlarımızda okuduğumuz ayetlerde Kur’an’da yer alan dualara yer vermenin faziletli olabileceği düşüncesindeyiz. Kur’an’da peygamberlerin yapmış olduğu duaların geçmesinin de insanlığa bir mesaj içerdiğini düşünmekteyiz. Bu sebeple bahsettiğimiz dua metinlerinin hem Arapça okunuşu, hem Türkçe meallerini aşağıda derledik. Rabbimiz temiz niyetle yapmış olduğumuz tüm dualarımızı kabul etsin.
İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în. İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
5: Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6: Dosdoğru giden yola ilet bizi…
7: Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlık ve şaşkınlığa saplanmamışların yoluna…
Fatiha, 5-7
Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entessemiy’ul’aliym.
“Rabb’imiz, bizden gelen niyazları kabul buyur; sen, evet sen, Semî’sin, her şeyi çok iyi duyarsın; Alîm’sin, her şeyi çok iyi bilirsin.”
Bakara, 127 (Hz. İbrahim)
Rabbenâ vec’alnâ müslimeyni leke ve min zürriyetinâ ümmeten müslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tüb’aleynâ inneke entettevvâbürrahıym
“Rabb’imiz! Bizi, sana teslim olmuş iki müslüman kıl. Soyumuzdan da sana teslim olan müslüman bir ümmet oluştur. Bize ibadet yerlerimizi göster, bizim tövbemizi kabul et. Sen, evet sen, Tevvâb’sın, tövbeleri cömertçe kabul edersin; Rahîm’sin, rahmetini cömertçe yayarsın.”
Bakara, 128 (Hz. İbrahim)
Rabbenâ âtina fiyddünyâ haseneten ve fiyl’âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr.
“Ey Rabb’imiz, bize dünyada da güzellik ver, âhırette de güzellik ver. Ve bizi ateş azabından koru.”
Bakara, 201
Rabbenâ efrig aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfirîn
“Ey Rabb’imiz, üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır. Ve küfre sapanlara karşı bize yardım et.”
Bakara, 250 (Tâlût ve askerleri)
Rabbenâ lâ tü’âhıznâ in nesiynâ ev ahta’nâ, Rabbenâ ve lâ tahmil ‘aleynâ ısran kemâ hameltehu ‘alelleziyne min kablinâ, Rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bihî, va’fü ‘annâ vağfir lenâ, verhamnâ ente mevlânâ fansurnâ ‘alel kavmil kâfiriyn
“Ey Rabb’imiz! Unutur yahut hata edersek bizi hesaba çekme. Ey Rabb’imiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabb’imiz! Bize, güç yetiremeyeceğimiz şeyleri de yükleme. Affet bizi, bağışla bizi, acı bize. Sen bizim Mevlâ’mızsın. Küfre sapanlar topluluğuna karşı yardım et bize!”
Bakara, 286
Rabbenâ lâ tüzığ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledünke rahmeten, inneke entel vehhâb.
Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhâb’sın, bol bol bağışta bulunansın.
Ali İmran, 8 (ilimde derinleşmiş olanlar)
Rabbenâ inneke câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fîh(fîhî), innallâhe lâ yuhliful mîâd(mîâde).
Ey Rabbimiz! Sen Câmî’sin; insanları varlığında kuşku bulunmayan bir günde mutlaka toplayacaksın. Allah, sözünü yerine getireceği yer ve zamanı asla şaşırmaz.
Ali İmran, 9 (ilimde derinleşmiş olanlar)
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr(nâri).
“Ey Rabbimiz, kuşkusuz olarak sana inandık. Bağışla günahlarımızı, ateş azabından koru bizi.”
Ali İmran, 16
Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeh(tayyibeten), inneke semîud duâ’(duâi)
“Rabbim, demişti, katından bana tertemiz bir soy bağışla. Sen yakarışı en iyi duyansın.”
Ali İmran, 38 (Hz. Zekeriyya)
Rabbenâ âmennâ bi mâ enzelte vetteba’nâr resûle fektubnâ meaş şâhidîn(şâhidîne).
“Ey Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik, resule uyduk; artık bizi gerçeğin tanıklarıyla beraber yaz!”
Ali İmran, 53 (Hz. İsa’nın havarileri)
Rabbenagfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfirîn(kâfirîne).
“Ey Rabbimiz! Bağışla bizim günahlarımızı, affet işlerimizdeki taşkınlığımızı, sağlam bastır ayaklarımızı ve yardım et bize küfre sapan topluma karşı!”
Ali İmran, 147
Rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı)
“Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin. Ateş azabından koru bizi.”
Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fe kad ahzeyteh(ahzeytehu), ve mâ liz zâlimîne min ensâr(ensârin)
“Ey Rabbimiz! Sen birini ateşe soktun mu onu tam rezil etmişsindir. Zalimlerin, yardımcıları olmayacaktır.”
Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî lil îmâni en âminû bi rabbikum fe âmennâ, rabbenâ fagfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr(ebrâri).
“Ey Rabbimiz! Bir çağırıcının, ‘Rabbinize inanın!’ diye imana çağırdığını işittik ve iman ettik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla bizim. Kötülüklerimizin üstünü ört ve bize iyilerle birlikte ölmek nasip et.”
Rabbenâ ve âtinâ mâ vaadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), inneke lâ tuhliful mîâd(mîâde).
“Ey Rabbimiz! Resullerin aracılığıyla bize vaat etmiş olduğunu da bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen, vaadine asla ters düşmezsin.”
Ali İmran, 191-194 (aklını ve gönlünü işletenler)
Rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in lem tagfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).
“Ey Rabbimiz, dediler, öz benliklerimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız.”
A’raf, 23 (Hz. Adem)
Rabbenâ lâ tec’alnâ ma’al kavmiz zâlimiyn.
“Ey Rabbimiz, bizleri, zalimler topluluğuyla birleştirme.”
A’raf, 47 (A’raf’ta kalanlar)
Rabbenâ efriğ ‘aleynâ sabren ve teveffenâ müslimiyn.
“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı müslümanlar olarak al.”
A’raf, 126 (Hz. Musa ve kavmi)
Ente veliyyunâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrul gâfirîn.
“Sen bizim Veli’mizsin. O halde affet bizi, acı bize. Sen affedenlerin en hayırlısısın.”
A’raf, 155
Vektub lenâ fî hâzihid dunyâ haseneten ve fîl âhırati innâ hudnâ ileyk
“Bize hem bu dünyada güzellik yaz hem de ahirette.
A’raf, 156
Fe kâlû alâllâhi tevekkelnâ, rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lil kavmiz zâlimîn.
“Yalnız Allah’a dayandık. Rabbimiz! Bizleri, zulmedenler toplumu için bir imtihan aracı yapma!”
Yunus, 85 (Hz. Musa ve kavmi)
Rabbi innî eûzu bike en es’eleke mâ leyse lî bihî ilm(ilmun), ve illâ tagfirlî ve terhamnî ekun minel hâsirîn.
“Rabbim! Hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni affetmez, bana acımazsan hüsrana uğrayanlardan olurum.”
Hud, 47 (Hz. Nuh)
Ve mâ tevfîkî illâ billâh(billâhi), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb.
Başarım ancak Allah’ın desteğiyledir. Yalnız O’na güvendim ben, yalnız O’na yöneliyorum.
Hud, 88 (Hz. Şuayb)
Rabbenâ inneke ta’lemu mâ nuhfî ve mâ nu’lin(nu’linu), ve mâ yahfâ alallâhi min şey’infil ardı ve lâ fis semâ(semâi).
“Rabbimiz, hiç kuşkusuz sen bizim gizlediğimizi de bilirsin, açığa vurduğumuzu da. Yerde de gökte de hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.”
İbrahim, 38 (Hz. İbrahim)
Rabbic’alnî mukîmes salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâi.
“Rabbim! Beni, namazı özenle yerine getiren bir insan yap. Soyumdan bir kısmını da. Rabbimiz, duamı kabul et!”
İbrahim, 40 (Hz. İbrahim)
Rabbenâgfirlî ve li vâlideyye ve lil mu’minîne yevme yekûmul hisâb.
“Rabbimiz, hesabın ortaya geleceği gün; beni, anne babamı ve inananları affet!”
İbrahim, 41 (Hz. İbrahim)
Rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ raşedâ.
“Ey Rabbimiz, katından bir rahmet ver bize ve bizim için bir çıkış yolu lütfet işimize.”
Kehf, 10 (Ashab-ı Kehf)
Rabbi fe lâ tec’alnî fil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
Beni o zalimler topluluğunun içinde tutma Rabbim!
Mü’minun, 94
Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûni.
97: Ve de ki: “Rabbim, şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım!”
98: “Onların, başıma üşüşmelerinden de sana sığınırım Rabbim!”
Mü’minun, 97-98
Rabbenâ âmennâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn.
“Rabbimiz, inandık; affet bizi, acı bize, sen merhametlilerin en hayırlısısın”
Mü’minun, 109
Rabbigfir verham ve ente hayrur râhımîn(râhımîne).
“Rabbim! Affet, merhamet et! Sen merhametlilerin en hayırlısısın!”
Mü’minun, 118
Rabbi heb lî mines sâlihîn.
“Rabbim, bana barış ve iyilik sevenlerden birini lütfet!”
Saffat, 100
Rabbenâsrif annâ azâbe cehenneme inne azâbehâ kâne garâmâ.
“Rabbimiz, cehennem azabını bizden uzak tut. Doğrusu, onun azabı inatçı ve yapışkandır.”
Furkan, 65
Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil muttakîne imâmâ.
“Rabbimiz, eşlerimizden ve çocuklarımızdan bize göz aydınlığı bağışla. Bizi takvaya sarılanlara önder kıl.”
Furkan, 74
Rabbenâgfir lenâ ve li ihvâninâllezîne sebekûnâ bil îmâni ve lâ tec’al fî kulûbinâ gıllen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.
“Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi affet; kalplerimizde, inananlara karşı bir düşmanlık bırakma! Rabbimiz, sen çok şefkatli, çok merhametlisin!”
Haşr, 10
Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr. Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû, vagfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm.
Ey Rabbimiz! Yalnız sana güveniyoruz, yalnız sana yöneliyoruz! Dönüş yalnız sanadır!”
“Ey Rabbimiz! Bizi, küfre sapanlar için bir fitne/imtihan aracı yapma! Bağışla bizi ey Rabbimiz! Sen, yalnız sen sonsuz kudretin, sonsuz hikmetin sahibisin.”
Mümtehine, 4-5 (Hz. İbrahim)
Rabbenâ etmim lenâ nûranâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr.
“Ey Rabbimiz! Işığımızı tamamla ve bizi bağışla! Sen her şeye Kadîr’sin, her şeye gücün yeter.”
Tahrim, 8
Rabbibni lî indeke beyten fîl cenneti ve neccinî min fir’avne ve amelihî ve neccinî minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
“Ey Rabbim! Benim için katında, cennette bir barınak yap; beni, Firavun’dan, onun yapıp ettiğinden kurtar; beni zulme sapmış topluluktan da kurtar.”
Tahrim, 11 (Firavun’un karısı)
Rabbişrah lî sadrî. Ve yessir lî emrî. Vahlul ukdeten min lisânî. Yefkahû kavlî.
25: Rabbim, göğsümü açıp genişlet;
26: İşimi bana kolaylaştır.”
27: “Dilimden düğümü çöz,
28: Ki sözümü iyi anlasınlar.”
Taha, 25-28 (Hz. Musa)
Rabbi zidnî ılmâ.
“Rabbim, ilmimi artır!”
Taha, 114
Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn.
“Rabbim, beni yapayalnız, bir başıma bırakma. Sen, vârislerin en hayırlısısın.”
Enbiya, 89 (Hz. Zekeriyya)
İnne salâtî ve nusukî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn(âlemîne).
“Benim namazım, kulluğum/bağışım, hayatım, ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”
En’am, 162
Rabbi kad âteytenî minel mulki ve allemtenî min te’vîlil ehâdîs(ehâdîsi), fâtıras semâvâti vel ardı ente veliyyî fîd dunyâ Vel âhıreh(âhıreti), teveffenî muslimen ve elhıknî bis sâlihîn(sâlihîne).
“Rabbim, sen bana mülk ve saltanattan bir nasip verdin. Olayların ve düşlerin yorumundan bana bir ilim öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Benim dünyada da âhirette de Velî’m sensin. Beni müslüman/sana teslim olmuş olarak öldür ve beni barışsever hayırlı kullar arasına kat.”
Yusuf, 101 (Hz. Yusuf)
Rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.
“Rabbim, merhametli davran onlara, tıpkı küçüklüğümde beni koruyup büyüttükleri gibi.”
İsra, 24
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’al lî min ledunke sultânen nasîrâ.
“Rabbim! Beni, gireceğim yere doğruluk dürüstlükle sok, çıkacağım yerden doğruluk dürüstlükle çıkar. Katından bana yardımcı bir güç / kanıt ver.”
İsra, 80
Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn. Vec’al lî lisâne sıdkın fîl âhırîn. Vec’alnî min veraseti cennetin naîm.
83: “Rabbim, bana hükmetme gücü/hikmet bağışla, beni hak ve barış seven iyiler arasına kat!”
84: “Sonradan gelecekler arasında benimle ilgili doğru/isabetli bir dil oluştur.”
85: “Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl.”
Şuara, 83-85 (Hz. İbrahim)
Rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele salihan terdâhu ve edhılnî bi rahmetike fî ibâdikes sâlihîn.
“Rabbim, bana ve ebeveynime lütfettiğin nimetine şükretmeme, hoşnut olacağın hayırlı ve barışçıl bir iş yapmama imkân ver. Ve rahmetinle beni iyilik ve barışı seven kullarının arasına sok.”
Neml, 19 (Hz. Süleyman)
Rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele sâlihan terdâhu ve aslıh lî fî zurriyyetî, innî tubtu ileyke ve innî minel muslimîn.
“Rabbim; beni, bana ve ebeveynime verdiğin nimete şükretmeye, hoşnut olacağın iyi bir iş yapmaya yönelt! Soyum içinde, benim için barışı gerçekleştir. Sana yöneldim ben, sana teslim olanlardanım ben!”
Ahkaf, 15
Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu’minen ve lil mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti) ve lâ tezidiz zâlimîne illâ tebârâ.
“Rabbim! Beni, anne babamı, inanmış olarak evime gireni, tüm inanmış erkekleri ve inanmış kadınları affet! Zalimlerin de sadece helâk ve perişanlığını artır!”
Nuh, 28 (Hz. Nuh)
Rabbinsurnî alel kavmil mufsidîn(mufsidîne).
“Rabbim, şu bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et.”
Ankebut, 30 (Hz. Lut)
Rabbenâ vesi’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke ve kıhim azâbel cahîm. Rabbenâ ve edhilhum cennâti adninilletî vaadtehum ve men salaha min âbâihim ve ezvâcihim ve zurriyyâtihim inneke entel azîzul hakîm. Vekıhimus seyyiât(seyyiâti), ve men tekıs seyyiâti yevme izin fe kad rahimteh(rahimtehu) ve zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).
“Rabbimiz! Sen herşeyi rahmet ve ilim halinde kuşattın. Tövbe edip senin yoluna uymuş olanları bağışla. Ve onları cehenem azabından koru!”
“Ey Rabbimiz, onları kendilerine vaat etmiş olduğun Adn cennetlerine koy! Atalarından, eşlerinden, zürriyetlerinden barışa yönelenleri de. Azîz ve Hakîm olan, hiç kuşkusuz sensin, sen!”
“Koru onları kötülüklerden! O gün kötülüklerden koruduğuna mutlaka rahmet etmişsindir sen. İşte budur o en büyük kurtuluş ve eriş.”
Mü’min, 7-9
Rabbenâ âmennâ fektubnâ meaş şâhidîn(şâhidîne).
“Ey Rabbimiz, iman ettik. Artık bizi de gerçeğin tanıklarıyla birlikte kaydet.”
Maide, 83

Kategori
Kur'an Araştırmaları