namaz
Kişisel Yazılar

SADECE CUMA DEĞİL HER GÜN NAMAZ

“Namaz dinin direğidir.” Bu cümleyi ülkemizde duymamış olan yoktur. Ancak her nedense çoğu insanımız ne yazık ki hayatlarında bu prensibi değil “Sadece Cuma namazı dini direğidir.” felsefesini uygulamaktadırlar. Zira Cuma namazlarında camilerimiz hınca hınç dolup taşarken vakit namazlarında adeta bu cami buraya neden yapılmış ki hissi uyandırmaktadırlar. Hâlbuki Allah ile iletişim kurmanın, ona yaklaşmanın en önemli yolu namazdır ve ne acıdır ki Müslümanlar bu iletişim aracına pek başvurmamaktadır.

Yüce Allah (c.c.) Ankebût Suresi 45. Ayette “Namazı / duayı yerine getir! Çünkü namaz / dua, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar.” derken ve bunun gibi 100’e yakın ayetinde namazdan bahsederken Müslümanların bu gafleti nedendir? Bu soruyu birer Müslüman olarak bizler de kendimize sorduk.

Allah’ın(c.c.) merhametine ve affediciliğine sığınmak, insanları namazdan alıkoyan en büyük bahanelerden birisidir. Çoğu kimseye namaz kılması tavsiye edildiğinde “benim kalbim temiz, kimseye kötülüğüm, zararım yok. Allah büyüktür beni affetsin” dediğini duyarız. Bunu takiben gelen diğer cevaplar ise “yaşlanınca kılarım, henüz kendimi hazır hissetmiyorum, daha gencim, en kısa zamanda başlayacağım, arkadaşlarım da kılmıyor, işlerim çok, vakit bulamıyorum, sıkıntılarım var halledince başlayacağım vs.” olmaktadır. Dikkat edilirse bahanelerin çoğu namazın hep gelecekte kılınacak olma vaadini içermektedir. Unutulmamalıdır ki nefsimiz bize NAMAZ KILMA DEMEZ SONRA KILARSIN DER. Bizce şeytanın insana verdiği en büyük vesveselerden birisi budur. Fatır Suresi 5.ayet bunu bize şöyle bildirmektedir: “Ey insanlar, Allah’ın vaadi haktır! O halde iğreti dünya hayatı sizi sakın aldatmasın! O yaman aldatıcı, sakın sizi Allah ile aldatmasın.” Şüphesiz Allah(c.c.) merhametlilerin ve affedicilerin en hayırlısıdır. Ancak namaz Allah’ın(c.c) bize kesin emridir ve kılınması bir Müslüman için zorunludur. Allah’ın affediciliği ve merhametine ulaşabilmemiz elimizden geldiğince namazımızı kılmaya çalışmamıza ve kılamadığımız namazlarımız için dua etmemize bağlıdır.

Bir de namaz kıldığını düşünen ancak Kur’an tarafından lanetlenen kesim vardır ki üzerinde durmaya şiddetle ihtiyaç vardır. Üzerinde sayfalarca yazı yazılabilecek bir sure olan Mâûn Suresi bu konuya şöyle açıklık getirmektedir:

  1. Gördün mü o, dini yalan sayanı?
  2. İşte odur yetimi itip kakan;
  3. Yoksulu doyurmayı özendirmez o.
  4. Lanet olsun o namaz kılanlara / dua edenlere ki,
  5. Namazlarında / dualarından gaflet içindedir onlar!
  6. Riyaya sapandır onlar / gösteriş yaparlar.
  7. Ve onlar, kamu hakkına / yardıma / zekâta / iyiliğe engel olurlar.

Allah(c.c.) namaz kılıp da namazın hakkını vermeyen ve hayatını kıldığı namaz gibi yaşamayan insanları böylesine lanetler. Namaz kılmak demek günde 5 defa secde etmek değildir. NAMAZ KILMAK DEMEK 2 VAKİT ARASINDA HAKİKİ BİR MÜSLÜMAN GİBİ YAŞAMAKTIR.

Mâûn Suresi ile birlikte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise namazı sadece ezberden Arapça bir şeyler söylenen bir rutin olarak algılamaktan kaçınılması gerektiğidir. Zira ne yazık ki ülkemizde pek çok insan namaz kılarken söylediği sözlerin ve okuduğu duaların ne anlama geldiğini bilmemekte ve bu sebeple namazın manevi huzurundan mahrum kalmaktadır. Namaz sırasında okunan duaları bilmek ve anlamak namaza konsantre olmayı ve namaz sırasında dünya hayatından tamamen sıyrılmayı da beraberinde getirecektir.

Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında her gün her biri 5’er dakikadan 5 defa namaz kılmamak için yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın(c.c.) emrine karşı gelmek bir Müslümanın takınmaması gereken bir tavırdır.

Şimdi bu yazıyı okuyan tüm arkadaşlarımızdan ricamız lütfen hangi vakitteyseniz abdestiniz alıp namazınızı büyük bir huzur ile kılın. Göreceksiniz ki dünyada bundan daha büyük bir mutluluk ve huzur yoktur. Yüce Allah (c.c.) bizleri bu bilince ulaşmış ve namazını layıkıyla hissederek kılanlardan eylesin.

 

Erman Güçdemir – Çağdaş Yavaş

Kategori
Kişisel Yazılar