takva kavramına kurani bakış
Kur'an Araştırmaları

TAKVA KAVRAMINA KUR’ANİ BAKIŞ

“Takva” ve “ittika” kelimelerinin kökü “veka” fiilinin mastarı olan “vikaye” dir. “Vikaye”, bir şeyi muhafaza etmek, eziyyetten korumak, himaye etmek, zarar verecek şeylerden sakınmak ve bir şeyi başka bir şeyle tehlikelere karşı korumaya almak anlamındadır.

Kur’an’ı Kerim’de bu kökten türetilmiş kelimeler 258 yerde geçmektedir.

 

Bu yazıda bu ayetlerin hepsi tek tek sıralanmayacaktır ancak bu ayetlerin tamamı gözden geçirilmiş ve ortaya çıkmış olan sonuca yönelik ayetlere yazımızda yer verilmiştir.

 

  • Amellerden sonuç alacak kişilerin takva sahipleri olduğu açıkça belirtilmektedir. Bu sebeple takvanın iyi anlaşılması gerekmektedir. (Tâhâ, 132 – A’raf, 128 – Hud, 49 – Nebe, 31)
  • Aileye namazı emretmek ve müminin kendisinin de namaza sabırla devam etmesi takvalı davranışıdır. (Tâhâ, 132)
  • Allah katında seçkinlik sadece “takva”ya göredir. (Hucurat, 13) Bu seçkinliğe ulaşmanın ipuçları önceki ayetlerde (Hucurat, 1-12) karşımıza çıkmaktadır. Bu ayetlerde takva sahibi insanların özellikleri aşağıdaki gibi bildirilmiştir.
    • Allah’tan korkmak ve resulünün önüne geçmemek (Enbiya-27’de Allah’ın önüne geçmemenin resullerin davranışı olduğu belirtiliyor. Furkan-23’te önüne geçmek tabiri Allah’ın kafirlere yaptığı bir eylem olarak tanımlanmaktadır. Amellerin un ufak hale getirilip silinmesinden bahsedilmektedir. Bu durumda Allah’n ve resulünün önüne geçmek Kur’an’ın ortadan kaldırılmasına, unutturulmasına veya yanlış tanıtılmasına yönelik yapılan tüm eylemlerdir demek yanlış olmayacaktır.)
    • Sesleri Peygamber’in sesinin üzerine yükseltmemek
    • Bir haber geldiğinde incelemek, araştırmak ve delil aramak
    • Özü sözü bozuk olmamak, isyan etmemek
    • Müminler arasında barışı sağlamak için adaletle titiz davranarak mücadele etmek
    • Bir toplulukla veya bir kişiyle alay etmemek
    • İnsanlara lakap yakıştırmamak
    • Kendi nefsinde ayıp aramamak
    • Zandan çok sakınmak
    • İnsanların ayıbını aramamak, araştırmamak
    • Gıybet-dedikodu yapmamak

 

  • Leyl, 14-21’de takva sahiplerinin diğer özellikleri vurgulanmaktadır. İnfak ibadetini Allah rızası için yerine getirmek de takva sahibi olmanın bir şartı olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

14: Ben sizi, köpürerek yanan bir ateşe karşı uyardım.

15: Şiddete çok düşkün bedbahttan başkası girmez ona.

16: Yalanlamış, sırtını dönmüştü o.

17: İyice sakınan da ondan uzak tutulur.

18: O ki, temizlenip arınsın diye malını verir.

19: Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur.

20: Yüceler yücesi Rabbinin yüzünü özleyip istemek için veren hariç.

21: Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.

 

Leyl, 14-21

 

  • Takva bir müminin edinebileceği en güzel azıktır. (Bakara, 197)
  • Kadınların eşlerini boşamaya karar vermesi durumunda dahi erkeğin korumaya yönelik tavır sergilemesi ve boşanma kararını kendisi alarak mehir vermesi, geçim imkanı sağlaması takvaya daha uygun bir davranış olarak belirtilmiştir. (Bakara, 237 – Bakara, 241)
  • Adaletli olmak, bir toplumun kötülüğünde dahi adaletten ayrılmamak takvalı davranıştır. (Maide, 8)
  • Hac, 32’de Allah’ın kutsallık nişanı yaptığı şeyleri yüceltmenin takvaya uygun olduğu belirtilmektedir. Kutsallık nişanının Kâbe olduğu önceki ayetlerden anlaşılmaktadır.

 

26: Bir zamanlar İbrahim için, o evin yerini, şöyle diyerek hazırlamıştık: Bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi; tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükû, secde edenler için temizle.

27: İnsanlar içinde haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerekse derin vadilerden gelerek, yorgunluktan incelmiş binitler üzerinde sana ulaşsınlar.

28: Kendilerine ait bir takım yararlara tanık olsunlar. Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerinde belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.

29: Sonra, kirlerini atsınlar, adaklarını yerine getirsinler, saldırılardan korunmuş/tarihî/yüce evi tavaf etsinler.

30: İşte böyle. Kim Allah’ın yasaklarına saygılı olursa bu, Rabbi katında kendisi için çok hayırlı olur. Karşınızda okunarak açıklananlar hariç, tüm hayvanlar size helal kılınmışır. Artık putların pisliğinden, yalan sözden uzak durun.

31: Allah’a ortak koşmadan, hanîfler olarak… Allah’a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgâr onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

32: İşte böyle. Kim Allah’ın kutsallık nişanı yaptığı şeyleri yüceltirse bu yaptığı, gönüllerin takvasındandır.

 

Hac, 26-32

 

  • İnananlar Allah tarafından “takva” kelimesine bağlı tutulmuştur ve takvanın sonucu huzur ve mutluluktur. Takvanın dünya hayatında da mutluluğa sebep olacağı garanti edilmektedir. Ancak burada anlaşılması gereken mutluluk her şeyin yolunda gitmesi değil her türlü şartta şükretmesini bilen, imtihanda oldupunu bir an olsun aklından çıkarmayan müminlerin yaşayacağı iç huzurudur. (Fetih, 26)

 

İnkâr edenler, kalplerine öfkeli taassubu, o cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise huzur ve mutluluğunu resulünün, inananların üstüne indirmişti. Onları, takva kelimesine bağlı tutmuştu. Zaten onlar buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir.

Fetih, 26

  • Müminlerin imtihanı takva üzerinedir, takva içindir. (Hucurat, 3)
  • Takva sahibi olanlar cennetin mirasçılarıdır. (Meryem, 63 – Ali İmran, 133 – Ali İmran, 15 –  Ra’d, 35 – Hicr, 45 – Nahl, 31 – Şuara, 90 – Sâd, 49 – Kaf, 31 – Kalem, 34 – Tûr, 17)
  • Takva sahibi olmanın özellikleri Kur’an’ın çeşitli yerlerinde parça parça açıklanıyorken kanımızca Bakara, 177’de neredeyse tüm özellikleri bildirilmektedir.

 

Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz zafer ve mutluluğa ermek değildir. Zafer ve mutluluğa ermek o kişinin hakkıdır ki, Allah´a, âhıret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır; akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yolda kalmışa, yoksullara, özgürlüğüne kavuşmak gayretinde olanlara malı seve seve verir, namazı kılar, zekatı öder. Böyleleri söz verdiklerinde ahitlerine vefalıdırlar; bolluk ve bereket zamanı kadar, zorluk, sıkıntı ve şiddet zamanında da sabırlıdırlar. İşte bunlardır özüyle sözü bir olanlar. Ve işte bunlardır korunan takva sahipleri.

Bakara, 177

 

  • Takva sahipleri örfe uygun vasiyette bulunurlar. (Bakara, 180)
  • Allah takva sahipleriyle beraberdir ve takva sahiplerini sever. (Bakara, 194 – Ali İmran, 76 – Tevbe, 36 – Tevbe, 123)
  • Takva sahiplerinin yaptığı hiçbir hayır karşılıksız bırakılmayacaktır. (Ali İmran, 115)
  • Kesilen kurbanların kabul edilmesi için takva sahibi olmanın gereken özelliklerine sahip olmak gereklidir.

 

Onlara Âdem´in iki oğlunun haberini de gerçek olarak oku. Hani, ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmişti, ötekinden kabul edilmemişti. “Seni mutlaka öldüreceğim.” dedi. Öteki: “Allah sadece takva sahiplerinden kabul eder.” dedi.

Maide, 27

 

  • Takva sahipleri mallarıyla, canlarıyla cihad etmekten geri durmazlar. Burada “cihad” kavramına ayrı bir parantez açılmalıdır. Cihad yaygın olarak anlaşıldığı üzere sadece kılıç kalkanla savaşmak değil bir bütün olarak mücadele etmek anlamına gelmektedir. Gerektiğinde savaş yapmak da tabiki buna dahildir ama bunun şartları yine Rabbimiz tarafından Kur’an’da açıkça bildirilmiştir. (Tevbe, 44)
  • Takva sahipleri yeryüzünde üstünlük taslamazlar ve bozgunculuk peşinde koşmazlar.

 

İşte âhiret yurdu! Biz onu, yeryüzünde üstünlük taslamayanlarla bozgunculuk peşinde koşmayanlara veririz. Sonuç, takva sahiplerinindir. 

Kasas, 83

 

  • Takva sahipleri doğruyu getiren ve o doğruyu onaylayanlardır. Allah, takva sahibi insanların amellerinin en kötü olanlarını örtecek, ve ödüllerini en güzel biçimde verecektir.

33: Doğruyu getirene ve onu tasdikleyene gelince, işte böyleleri, korunanların ta kendileridir. 34: Rableri katında onlar için diledikleri herşey vardır. İşte güzel düşünüp güzel davrananların ödülü budur.

35: Böylece, Allah onların yaptıklarının en kötülerini örtecek, ödüllerini, yaptıklarının en güzeliyle verecek.

Zümer, 33-35

 

  • Takva sahiplerinin ödülleri en detyalı biçimde Zuhruf, 67-73’te ve Duhan, 51-57’de anlatılmaktadır. Ne güzel bir tariflerdir onlar!

 

67: Dostlar o gün birbirine düşman kesilirler. Ancak takvaya sarılanlar böyle değildir.

68: “Ey kullarım! Bugün size korku yok; sizler tasalanmayacaksınız da!

69: Onlar, ayetlerimize iman edip müslüman olmuşlardı.

70: Cennete girin! Siz ve eşleriniz ikramlarla ağırlanacaksınız.”

71: Çevrelerinde altın tepsiler, kadehler dolaştırılır. Orada, nefislerin arzu duyacağı, gözlerin zevkleneceği her şey vardır. Ve siz orada sürekli kalacaksınız.

72: İşte size, yapıp ettiklerinize karşılık mirasçı kılındığınız cennet!

73: Orada sizin için pek çok meyve var. Onlardan yiyeceksiniz.

Zuhruf, 67-73

 

51: Korunup sakınanlar, güvenli bir makamdadır;

52: Bahçelerde, pınar başlarında.

53: İnce ipekten, parlak atlastan giymiş olarak, karşılıklı oturmaktadırlar.

54: İşte böyle! Onları iri gözlü hurilerle de eşleştirmişizdir.

55: Orada, güvenli bir biçimde her türlü meyveyi isterler.

56: Orada, ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.

57: Rabbinden bir lütuf olarak böyledir. İşte budur o büyük başarı.

Duhan, 51-57

 

Sakınanlara vaat olunan cennetin durumu şöyledir: Orada, bozulmayan sudan ırmaklar; tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet sunan bir şaraptan nehirler, süzme bir baldan oluşan nehirler var. Ve orada kendileri için her türlü meyvenin yanında, Rablerinden bir de bağışlanma var. Bu nimetler içindeki ile, sürekli ateşte olup da içirildiği sıcak su tarafından bağırsakları parçalanan kimse aynı olur mu?

Muhammed, 15

 

  • Allah, takva sahiplerinin Velî’sidir. (Casiye, 19)
  • Takva sahipleri güzel düşünüp, güzel davranırlar. (Nahl, 30)
  • Takva sahipleri günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden kaçınırlar.

 

Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O’dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O halde kendi kendinizi temize çıkmış göstermeyin; kimin sakındığını en iyi bilen O’dur.

Necm, 32

  • Takva sahipleri mallarını hayır için infak ederler. (Leyl, 5)

 

 Allah, takva sahibidir. Buradan hareketle takvanın bir anlamı da sorumluluktur. (Müddessir-56)

Kategori
Kur'an Araştırmaları