tebbet-ebu leheb
Kişisel Yazılar

TEBBET VE EBU LEHEB

1: Elleri kurusun Ebru Leheb’in; zaten kurudu ya!

2: Ne malı kurtardı onu ne de kazandığı.

3: Alevli bir ateşe yaslanacaktır o;

4: Karısı da, odun hamalı olarak.

5: Gerdanında bir ip olacaktır onun, en sağlam fitillisinden…

Kur’an’ı sadece okumuş olmak için değil; ağır ağır, sindire sindire okumalı insan, Rabbimizin Müzzemmil Suresi 4. ayette emrettiği gibi… Tebbet suresini her okuduğumda Ebu Leheb’in iman etmeyişini düşünür, hayıflanır, bu nasıl olabilir diye düşünürdüm. Hâlbuki şimdi hiç umursamıyorum. Neden mi dostlar? Kur’an’ın her harfini, her kelimesini aklım ve gücüm yettiğince hayatıma dokundurmak artık tek gayem de ondan…

Günler, geceler sürer bazen bir ayeti derinlemesine düşünüşüm. Uyurum, uyanırım aklımda hep aynı ayet… Tebbet suresinde de tanıdık bir süreci yaşadım elhamdülillah… Elhamdülillah diyorum çünkü bu Rabbimin büyük bir nimeti… Baştan söyleyeyim, zihnimde devrimi yaratan ilk ayet oldu bu surede.

Bu ayet Allah’ın yarattığı bir insana beddua etmesini barındırır ki, rahmeti ve affediciliği düşünüldüğünde insanı hayretler içinde bırakır. İşte ilk okuyuşumda bu sureyi tefekkürüm bu noktada son bulmuştu. Yüce Allah’ın bir insana neden beddua edeceğini çok önemsememiş, üzerinde düşünmemiştim.

Ebu Leheb, İslam Tarihinde yanlışta, günahta ve imansızlıkta ısrarın sembolüdür benim gözümde. İşte bu yüzdendir ki hiçbir yanlışımda ısrar etmem yanlış yaptığımı anladığımda. İşte bu yüzdendir ki her günahımı fark ettiğimde Gaffâr olan Rabbime sığınır, af dilemekle kalmaz tekrarının olmaması için göstereceğim çabanın sözünü veririm peşinen… İnat etmem hayatımın hiçbir noktasında, ben bilirim her şeyi demem hiçbir zaman…

İşte dostlar, Ebu Leheb’e nefretini kusarken insanlar, ben susarım… Susarım, çünkü bilirim ki onun varlığında da vardır bir hayır, vardır Allah’ın bir bildiği…

 

Çağdaş Yavaş

Kategori
Kişisel YazılarKur'an Araştırmaları